Çok sayıda öğrenci sınavlarda dikkat dağınıklığı yaşamaktadır. Sınava daha iyi konsantre olabilmek için uygulanabilecek çok sayıda yöntem olsa da ilk yapılması gereken sınavlarda odaklanma sorununun asıl kaynağını bulmak olmalıdır. Şimdi gelin ilk olarak öğrencilerin sınav başarılarını olumsuz etkileyen dikkat dağınıklığının sebeplerine bir göz atalım.
Öğrencilerin sınavlarda yaşadıkları konsantrasyon bozukluğu, psikolojik baskıdan kaynaklanıyor olabilir. Bireyin; “Ailem ne der, aileme ne derim, geleceğimi kaybederim, arkadaşlara rezil olurum” ve benzeri endişeleri psikolojik baskı oluşturabilir. Psikolojik baskı oluşturan faktörler belirlenmeli ve iyileştirme çalışmaları yapılmalıdır.
Bazı bireylerde, çevreye karşı abartılmış sorumluluk duygusu baskı unsuru olabilmektedir. Baskı unsuru tespit edip o alandaki çarpıklıkları göstermek gerekir. Zihinsel kilitlenme çözülmediği sürece mesafe alınamaz. Odak noktasını dağıtmak, bakış açısını değiştirmek gerekir. Hep aynı yere bakılırsa farklı bir şey görülemez.
Sınava psikolojik olarak hazır olmak gerekir. Sınavın sonucuna ilişkin beklentilerin, sınavı olumsuz yönde etkilemesinin önüne geçmek gerekir, Mesela, sınavda aldığı puanı artıramayan öğrenci, aşağıdaki alıştırmalar yaparak sorunu çözebilir.
Aldığınız puandan yukarı çıkmaya çalışmak yerine, daha düşük bir not almaya çalışın. (Sadece sınav esnasında) 180 alıyorsanız, bu sınavda 179 almaya çalışın. Sorular düzensiz olarak çözebilirsiniz. 1.soru, 15.soru, 34.soru vb. belirli düzen içinde çözmek yerine farklı ders alanlarından birer tane çözmek gibi.
Sınavların istatistiğini tutun. Kaçıncı soruların yanlış anladım, kaçıncı sorulan anlamakta zorlandım, yanlışlar kaçıncı sorular? Yanlış yaptığım soru, kaçıncı dakika aralığında? Yanlışlar ilk sorularda ise sınav kaygısı, ortalarda ise dikkat dağınıklığı, sonlara doğru ise zihinsel yorgunluk olabilir. Bazen onlarda yetiştirememe endişesinden dolayı zaman baskısına bağlı olarak kaygı oluşabilmektedir.
Zihni sakinleştirmenin iki aşaması vardır. Birinci aşamada, fiziksel olarak rahatlarsınız. Siz fiziksel olarak rahatladıkça, aklınız daha dikkatli olur. Zihninizi sakinleştirmek için, canlandırma tekniğini kullanabilirsiniz. Sakin bir mekânda rahat kıyafetlerle, rahat bir pozisyonda oturun.
Üç kez derin nefes alın. Sonra yumruklarınızı yavaşça sıkın. İyice gerginleştikten sonra yavaşça serbest bırakın ve rahatlama hissine odaklanın. Sonra omuzlarınızı kaldırın ve önce gerginliği, sonrada serbest bırakarak rahatlama duygusunu hissedin.
Aynı şekilde, ayaklarınızı dışa doğru bükerek, karnınızı içe doğru çekerek, dudak ve gözlerinizi iyice kapatarak, ayrı ayrı bu organlarınızı da gerginleştirin. Sonra serbest bırakarak rahatlamalarını sağlayın. Teker teker yaptığınız uygulama tamamlanınca, bütün hareketleri ayni anda, bütün organlarınıza uygulayın ve tüm vücudunuzdaki rahatlama duygusunu hissetmeye çalışın.
Organlar arasında geçiş yaparken, birer defa derin nefes alıp verin. Fiziksel rahatlama egzersizini tamamladıktan sonra, zihinsel rahatlama egzersizlerini uygulayabilirsiniz. Bunun için kendinizi kumsalda, denizde, kırda veya bulutların üzerinde hayal edebilirsiniz.
Zihninizi sakinleştirmek için, canlandırma egzersizlerinden yaralanabilirsiniz. Zihninizi sakinleştirdiğinizde, konuya odaklanmanız kolaylaşacaktır. Unutmayın, sadece sakin bir zihinle konsantrasyonunuzu en üst seviyeye çıkarabilirsiniz. Konsantrasyonun temelinde farkında olma vardır. Kendinizin, çevrenizin farkında olun. Neredesiniz, ne yapıyorsunuz, çevrenizde neler var? İkinci olarak da, bir şeye odaklanabilmeniz için, o şeyin dikkatinizi çekiyor olması gerekir.
Mesela, ormanda tavşan avına çıkmışsak, muhtemelen tavşanın dışında hayvanlara, ağaçlara dikkat etmeyiz. Gözümüzün önünden geçen tavşan dışındaki şeyleri, gördüğümüzün farkında bile olmayız.
Beyin resimlerle çalışır. Hayal gücü, her zaman irade gücüne galip gelmektedir. Bu nedenle, hayal gücü çok önemlidir. Başarısızlığı hayal ederek, başarıya ulaşmak zordur. Zihinde canlandırılan görüntü neyse, beyin onun gerçekleştirilmesi için düzenlemeler yapar. (Beynin çalışma sistematiği bilgisayar sistemiyle benzerlik göstermektedir. Hangi dosyaya tıklarsanız, o dosyaya işlem yapar. Ekranı o dosya kaplar.) Dolayısıyla istenen sonuç hakkında konuşmak, düşünmek gerekir. İstenmeyen sonuç düşünüldüğü, hayal edildiği sürece gerçekleşmeye devam eder.
Ders başarısını arttırmak için zihinde canlandırma tekniğini nasıl kullanacağınızı merak ediyorsanız hemen www.sayginnlp.com/ders-basarisini-arttirmak-icin-zihinsel-prova-ve-imgeleme/ yazımızı okuyun.
Beyin, gerçekle hayali ayırt edemediği için, korkulan şey düşünüldüğünde, sanki gerçekmiş gibi tepki verir. Yani gerçekleşmiş gibi fiziksel ve duygusal tepkiler oluşur. Bilinçaltı, bir depo gibidir. Yaşantıları, beraberindeki duygu ve düşüncelerle birlikte kaydeder. Bilinçaltında zaman kavramı olmadığından dolayı, ilgili olay hatırlandığında, sanki şimdi gerçek oluyormuş gibi tepki verir. Bilinçaltı, olumlu-olumsuz girişleri ve gerçekle hayali de ayırt edemez.
Düşünülen olumlu-olumsuz, gerçek-hayal bütün yaşantıları kaydeder. Bilinçaltında depolanan bu bilgiler, bizim tepkilerinizin, yaşantılarımızın içeriğini-biçimini etkiler. Bilinçaltımızın bu özelliğini, istediğimiz sonuç hakkında konuşarak, düşünerek ve ona sahipmişiz gibi davranarak, lehimize kullanabiliriz.
Bazı kitaplarda, düşünerek olayların hayatımıza çekiyor olabileceğimiz iddia edilmektedir. Buna da tabiattaki enerji yasası dayanak olarak gösterilmektedir. Pozitif düşünce, pozitif enerji oluşturur. Negatif düşünce, negatif olaylar hayatınıza çeker. Bütün bunlar gösteriyor ki, istemediğimiz, üzerine değil, istediğimiz sonuçlar üzerine düşünmemiz ve konuşman gerekmektedir.
Kendini düzenleme ve organize edebilme becerisinin odaklanma ve dikkatin istemli olarak sürdürülmesinin gelişmesinde etkilidir. Dikkat ve odaklanma eğitimleri için tekrar gereklidir. Kendi kendine talimat verme uygulaması da etkili bir çalışmadır. (Dikkat et.) Bu uygulama bireyin dikkatini görevde tutmasına yardım eder. Süreci yönlendirme tekniği de kullanabilir.
“Ben simdi ne yapıyorum, bundan önce ne yapıyordum, bundan sonra ne yapmam gerekiyor?” Hedeflere yönelik ve belirli aralıklarla çalışma esasına dayanan adımla yöntemi de kullanılabilir. Bu yöntem dikkatin zamanı ve nedenlerine ilişkin bilgiler ışığında uygulanabilir.
Eğer iyi bir konuşmacı olmak istiyorsanız üslubunuzu geliştirme ve üslup çeşitleri konusuna kafa yormalısınız. Her…
Etkili konuşma yapabilmenin temel kurallarından birisi konuşmanızı eğlenceli hale getirmektir. Eğer dinleyicilerinizin verdiğiniz mesajı en…
Etkili bir konuşma yapabilmek için dinleyicileri ikna etme ve konuşmayı sonlandırma konularına fazlasıyla önem vermelisiniz.…
Yöneticiler hem kendilerinin hem de kurumlarının başarısı için zaman yönetimi konusunda ustalaşmalıdır. Yöneticiler için zaman…
Bir konuşmanın etkili olabilmesi, konuşmaya nasıl başlandığına bağlıdır. Güzel başlamayan bir konuşma genelde güzel devam…
Etkili bir konuşma yapmak için mutlaka bir hazırlık planı yapmalısınız. Konuşmacıları birbirinden ayıran en temel…